Yazar
Murat TÜRKEŞ
Prof. Dr., Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve Fizik Bölümü Yarı Zamanlı Öğretim Üyesi (ORCID No: 0000-0002-9637-4044)

Özet

  • Sera gazlarının atmosferdeki birikimlerinin çeşitli insan etkinlikleri nedeniyle sanayi devriminden beri hızla artması sonucunda kuvvetlenen sera etkisinin en önemli sonucu, Yerküre’nin enerji dengesi üzerinde ek bir pozitif ışınımsal zorlama oluşturarak, dünya ikliminin daha sıcak ve daha değişken olmasını sağlamasıdır. Öte yandan, ister küresel isterse bölgesel ölçekte olsun, iklim değişikliği, ekstrem (aşırı) hava ve iklim olaylarının sıklığında, şiddetinde, alansal dağılışında, uzunluğunda ve zamanlamasında da önemli değişikliklerin gerçekleşmesine neden olmaktadır. Örneğin, alansal ve zamansal olarak yüksek bir değişkenlikle nitelenen yağışlarda, 1950 - 2011 döneminde dünyanın çeşitli bölgelerinde önemli azalış ve artış eğilimleri gözlenmiştir. Ayrıca, dünyanın birçok bölgesinde ve Türkiye’deki şiddetli yağış olaylarında da artışlar gözlenmiş; bazı ekstremlerde de önemli değişiklikler ortaya çıkmıştır. Uzun süreli klimatolojik gözlem dizilerinin çözümlemelerine dayanan güncel bulgulara göre, aşırı hava ve iklim olaylarındaki değişiklikler Türkiye’de, özellikle 1990’lı yıllarla birlikte yaz ve tropik gün sayılarındaki önemli artış, buna karşılık don olaylı ve kar yağışlı gün sayılarında belirgin azalma, yılın don olayı gözlenmeyen devresindeki uzama şeklinde gözlenmiştir. Türkiye’de 2000 yılından bu yana maksimum hava sıcaklıklarına ilişkin rekorların yaklaşık %50’si gerçekleşirken, bu oran minimum sıcaklıklara ait rekorlarda %10’a kadar düşmüştür. Başka bir deyişle, Türkiye’de yaklaşık son 25 yıllık dönemde, hem sıcaklık rejimi belirgin olarak daha ılıman ve sıcak koşullara doğru değişmiş, hem de sıcak hava dalgalarının sıklığında ve şiddetinde önemli değişmeler gerçekleşmiştir. Gözlenen değişme ve eğilimlere ek olarak, iklim model benzeşimleri, genel olarak alt troposfer ve yüzey hava sıcaklıklarında öngörülen artış eğilimi, artan termal enerji (pozitif ışınımsal zorlama) ve hızlanan ve/ya da kuvvetlenen hidrolojik döngü ile bağlantılı olarak, 21. yüzyılda Dünya’nın birçok bölgesinde aşırı hava ve iklim olaylarının sıklık ve/ya da şiddetinde artışlar olabileceğini göstermektedir. Bu makalenin ana amacı, Dünya’da ve Türkiye’de gözlenen iklim değişikliği ile çeşitli sera gazı salım senaryolarına dayanarak çalıştırılan iklim model kestirimlerine göre gelecekteki iklim değişikliği ve değişkenliğinin, hem var olan çok sayıda yayımlanmış hakemli makale ve bildirilerden hem de bu çalışma için gerçekleştirilen özgün analiz (çözümleme) ve değerlendirmelerden yararlanarak geniş açılı ve çok disiplinli bilimsel bir sentezini (bireşimini) yapmaktır.


Summary

  • Global concentration of greenhouse gasses in the atmosphere is increasing rapidly since industrial revolution as a result of human activities. The most important outcome of this aggravated greenhouse eff ect is warmer and more variable climate in the world through additional positive radiative forcing on the energy balance of the planet. Meanwhile, climate change causes, whether at global or regional levels, significant changes in the frequency, severity, spatial distribution, duration and timing of extreme weather and climate events. For example, precipitation has become highly variable both spatially and temporally in various regions of the world with significant decreases and increases in the period 1950 – 2011. Further, there has been increase in cases of heavy rainfall in many parts of the world and in Turkey and some important changes occurred in some extremes. According to current findings based on the analysis of long-term climatologic observation series, changes in extreme weather and climate events manifest themselves in Turkey starting with the 1990s as significant increase in the number of summer and tropic days, marked decrease in the number of days of frost and snow and longer yearly periods without frost. In Turkey, about 50% of maximum temperatures ever recorded took place since the year 2000 whereas it turned out as only 10% when it comes to minimum temperatures ever recorded. In other words, during the last 25 years there has been a change towards more temperate and warm conditions accompanied by significant changes in the frequency and severity of heat waves. In addition to changes and trends observed, climate model simulations suggest that in the 21st century there may be increases in the frequency and severity of extreme weather and climate events in many regions of the world associated with increasing temperatures in sub-troposphere and surface, increased thermal energy (positive radiative forcing) and accelerated and/or stronger hydraulic cycle. The main objective of the present article is to reach an extensive and multi-disciplinary synthesis regarding future climate change and variability according to climate model projections deriving from climate change patterns in the world and in Turkey based on various greenhouse gas emission scenarios and by making use of existing many peer-reviewed articles, relevant declarations and original analysis and assessments made specifically for the present article.


Anahtar Sözcükler / Keywords

  • EN: Radiative forcing; Enhanced greenhouse eff ect; Climate change; Global warming; Extreme weather and climate events; Greenhouse gas emission scenarios; Climate model projections; 1.5 ºC Global Warming
    TR: ışınımsal zorlama, kuvvetlenen sera etkisi, iklim değişikliği, küresel ısınma, aşırı hava ve iklim olayları, sera gazı salım senaryoları, iklim model öngörüleri, 1.5 ºC’lik küresel ısınma

Geliş Tarihi / Received Date
  • 10.03.2019

Kabul Tarihi / Accepted Date
  • 28.05.2019